3B Vücut Tarama Teknolojisi Neleri Değiştirdi?

Sağlık çalışanları, beslenme uzmanları ve fitness antrenörleri, ilgilendikleri insanların fizik durumuyla ilgili bilgi sahibi olabilmek için yıllarca geleneksel ölçme yöntemlerine başvurmak zorunda kaldı. Tıp dünyasındakiler biraz daha şanslıydı ki elektronik ve dijital ölçme yöntemleriyle önce onlar tanıştılar. Ardından dijitalin hakimiyeti başlayınca bu tarz teknolojiler yaygınlaştı ve maddi olarak da daha kolay ulaşılabilir hale geldi. Bunlar arasında en önemlilerden biri şüphesiz 3B vücut tarama sistemleri. Ortaya çıkışları her ne kadar tekstil endüstrisinin ihtiyaçları nedeniyle olsa da kısa sürede yaygınlaşan bu sistemler, artık daha ucuz, daha kompakt ve kullanım amaçları daha da geniş.

3B tarama cihazları, türlerine bağlı olarak radyo dalgaları ya da zararsız lazer ışınları sayesinde vücudunuzun milimetrik bir haritasını çıkarabiliyor. Mobil teknolojideki hızlı gelişmeler sayesinde de artık “akıllı” formda ceplerimize girecek kadar küçülen bilgisayarlar sayesinde, elde ettikleri ham datayı hızlıca analiz edip matematiksel sonuçlara dönüştürebiliyorlar. Temelde bütün yaptıkları, kullandıkları yöntem doğrultusunda vücudunuzu noktalardan oluşan bir buluta dönüştürüp, noktaları hassas bir biçimde birleştirerek vücudunuzun kati doğrulukta bir haritasını çıkarmaları.

İlk olarak tıpta, teşhisi kolaylaştırmak için insan vücut ölçülerinin geleneksel yöntemlere kıyasla çok daha hassas bir görselleştirmesini yapmasıyla yayılmaya başlayan bu yöntem, şimdilerde insan bedeninin ölçülerine ihtiyaç duyulan her alanda giderek daha çok tercih ediliyor. Vücut hakkında sağladığı detaylı bilgi birçok hastalığın nedenini ortaya çıkardığı gibi, spor ve beslenme de de oldukça yaygın bir standart olan Vücut Kitle Endeksi’nin de yerini almak üzere.

3B vücut tarama sistemleri, vücutla ilgilie yüze yakın bilgiyi saniyeler içinde bilgisayar ekranına yansıtabildiği gibi, insan vücudu üzerine çalışan uzmanlara da, bu hesaplamalardan başka hesaplamalara ulaşma imkanı sağlıyor. Örneğin tıbbın salgın hastalıklarla ilgilenen dalı epidemiyoloji, tanı, teşhis ve tedavide insan vücut ölçülerine sıklıkla başvuruyor. Ayrıca kolay uygulanabilirliği ve küçüklüğü sayesinde, salgın hastalıklarda önemli bir faktör olarak birçok vakadan hızla ölçüm alıp bunları kıyaslamaya olanak tanıyor. Vücudun herhangi bir bölgesindeki en küçük deformasyonu yoğun hassasiyetle tespit edebilmesi sayesinde hastalıkla ilgili birincil veri sağlaması, cildin hızlı ve hassas bir analizini sunması (özellikle yanık tedavisinde), bu tür sistemlerin tıbba önemli katkılarından yalnızca birkaçı.

Birçok insan vücutlarıyla ilgili bilgileri hala sıklıkla tartılarından ve aynalarından alıyor. Üstelik kabul etmek gerekir ki vücutlarıyla ilgili en çok merak ettikleri şey, estetik görünüşleri. Haksız da sayılmazlar. Ruhsal olarak, kendini gerçekleştirme ihtiyacının en büyük besinlerinden birisi, fiziksel olarak güçlü ve güzel hissetmek. Bunun için de kaslarının geliştiğini ve yağlarının eridiğini hissetmek istiyorlar. Fakat geleneksel ölçüm yöntemleri eksik, ya da en azından yüzeysel bilgi sağladığı için, estetik, spor ve beslenmede çoğu zaman yarardan çok zarar getiriyorlar. Cilt yanıkları, sakatlanmalar ve eksik beslenmeye bağlı rahatsızlıklar bunlardan yalnızca birkaçı. Çünkü her ne kadar çoğunlukla aynı özellikleri paylaşsalar ve aynı şablonları izleseler bile, her insanın vücudu kimi kritik detaylarda özel ve biriciktir. Bu yüzden de genelde işe yarayan yöntemler, çoğu zaman yalnızca optimum yarar sağlar. Ya da daha kötüsü, vücudunuza zarar verirler.

Oysa 3B vücut tarama sistemleri, saniyeler sürecek bir tarama sonucu size vücut simetriniz, kas ve yağ dengesizlikleriniz, postürünüz (duruşunuz), bel ve omuz görüntünüzle ilgili hassas doğrulukta bilgiler sağlar. Ayrıca yüzey ölçülerinin yanında, vücudunuzun kesit ölçülerini de verir. Süreç içinde birkaç tarama sonucunda kişi, görüntüleri üst üste bindirerek ya da yan yana koyarak gelişimiyle ilgili kesin bilgilere sahip olur.

Bu estetik ve fiziksel durumlara örnek olarak obeziteyi ele almak gerekirse, obezite rahatsızlığının fiziksel (beslenme ve egzersiz) ve ruhsal önlemleri, rahatsızlığın kati seyrini gerektirir. Obezite tedavisinde temel amaç, vücuda zaman içinde sağlıklı miktarlarda kilo verdirerek besin yoksunluğunun yarattığı daha ciddi riskleri ortadan kaldırmaktır. Sonuçta hedeflenen, vücutta bir ağırlığı olan yararlı ya da zaruri parçaları yok etmek değil, kolesterol başta olmak üzere vücuda düşman bazı yağları vücuttan atmaktır. Beslenme ve egzersiz uzmanları, Digime3D gibi 3B tarama sistemlerinden elde ettikleri veriyi kolaylıkla obezite tedavisinde nokta atışı stratejilere dönüştürebilirler. Bu sayede kas erimesi riski de çoğunlukla ortadan kalkmış olacaktır.

Unutmayın, tek başına zayıf olmak da sağlıklı ya da güzel olmak anlamına gelmez. Vücudumuz dengede çalışmak ve denge yaratmak üzerine kurulu bir makinedir. Birçok kazanımı da bu adaptasyon becerimize borçluyuz. Bu yüzden vücudunuzun geneliyle orantılı bir kiloya sahip olmak en idealidir. Yukarıda da sözünü ettiğimiz gibi, yağ-kas dengesini anlamada bugüne kadar en sık başvurulan yöntem Vücut Kitle Endeksi yöntemiydi. Vücut Kitle Endeksi, kilonuzu boyunuzun karesine bölerek zayıf mı, normal kiloda mı yoksa kilolu mu olduğunuzun kabaca bir bilgisini sağlayan yöntemdir. Ama yalnızca kabaca, yüzeysel bir bilgisini. Örneğin kaslı insanların Vücut Kitle Endeksi, çoğunlukla “kilolu” sonucu verecektir. Aynı şekilde bu yöntem, vücudunuzun yağ oranıyla ilgili de bilgi vermediği için güvenilir değildir. Digime3D gibi 3 boyutlu tarama sistemleri, bu anlamda en güvenilir ölçüm yöntemidir.

Siz de Digime3D gibi üç boyutlu vücut tarama cihazlarına sahip sağlık, güzellik ve spor merkezlerini tercih ederek olası zararlardan kaçınabilir, çok daha düşük maliyetle çok daha iyi sonuçlara ulaşabilirsiniz.