Ortalama olarak, yetişkin bir insan vücudunun %60’ı sudur(%50-%70 arası). İnsan vücudundaki suyun büyük kısmı, hücrelerimizin içinde yer almaktadır.

Vücudumuzdaki toplam su miktarı, üç ana yerde bulunmaktadır: Hücrelerimizin içinde (suyun üçte ikisi), hücrelerimiz arasındaki boşlukta ve kanımızda (suyun üçte biri). Örneğin,  70 kiloluk bir erkek yaklaşık olarak 42 litre sudan meydana gelmektedir.

  • 28 litresi, hücreler arası sudur.
  • 14 litre, hücre dışı suda bulunur ki bunun da
  • 3 litresi kan plazmasıdır,
  • 1 litresi transselüler sıvıdır (serebrospinal sıvı, oküler, plöral, peritoneal ve sinoviyal sıvılar )
  • 10 litresi, hücreleri çevreleyen sulu bir ortam olan arayer sıvısıdır (lenf dahil).

Aslında, bir vücudun içerdiği su miktarı belirli faktörlere göre farklılık göstermektedir: yeni doğan bir bebeğin vücudu (%75), yaşlı bir kişinin vücuduna (%50) göre daha fazla sudan meydana gelmektedir.

Ayrıca, tüm hayati organlarımız farklı miktarda su içerir: Beyin, akciğer, kalp, karaciğer ile böbrekler- organa bağlı olarak %65 ile %85 arasında – büyük miktarda su içerirlerken, kemikler daha az su içerir (ancak yine de bu oran %31’dir).

Vücudumuzdaki suyu nasıl ölçeriz?

Aşırı şişman olanlar dışında, su, vücudun en büyük bileşenidir, toplam kütlenin % 50-70’ini oluşturur. Farklı dokuların su içeriği değişkendir, ancak yağsız dokunun genellikle % 70-80’i sudur, yağ dokusu ise yaklaşık % 20 oranında su ihtiva eder.Fakat bununla ilgili akademisyenlerin uzlaştıkları net bir oran yoktur. Örneğin Institute of Medicine‘a göre bu oran %10 seviyesindedir.

Ancak vücutta bulunan toplam su miktarı vücut kompozisyonun tahmininde önemli bir veridir. Yağ Dışı Kütlenin (FFM-Fat Free Mass) %72-%73 oranında su bulundurduğu varsayımıdan hareketle vücutla bulunan yağ(Fat Mass) ve yağ dışı kütle(FFM-Fat Free Mass) tahmin edilebilir.

Ancak vücutta bulunan toplam su miktarının tahmini yada tespiti dinamik bir durum olduğundan bu kadar kolay değildir.  Günlük olarak, vücudumuzda yaklaşık 2-3 litre (L/gün) su yer değiştirmektedir. Ancak ağır bir ishal durumunda yada aşırı sıcak ortamlarda yapılan fiziksel aktivitelerde bu oran 1 saat içinde 2 litre seviyelerine ulaşabilir. Dolayısıyla literatürde birçok vücut su miktarı ölçme yöntemi bulunsa bile bu yöntemlerin hangi amaç ve hangi koşulda kullanıldığı büyük öneme sahiptir. Örneğin vücut su kütlesinden faydalanarak, vücut yağ oranı tahmininde bulunan yöntemler ki bunların en tanınanı BIA yöntemidir, böyle bir durumda ciddi hatalı sonuçlar verecektir. 14 kg yağ (% 20) olan 70 kg’lık bir birey için, % 10 vücut su kaybı, yağ oranını % 21,5’e çıkarır.

Literatürde bulunan vücut su miktarı ölçme yöntem ve cihazları;

Deuterium Dilüsyon Metodu

Dilüsyon yöntemlerinde ölçüm yapılacak kompartmana bir madde verilerek, alınan örneklerde o maddenin konsantrasyonu ölçülür. Vücut su miktarı için en bilineni ve kabul göreni Schoeller ve diğerleri tarafından iyi tanımlanmış olan deuterium dilusyon yöntemidir. Hastaya oral doz verilir, 2-4 saatlik aralıklarda kan ve tükrük örnekleri alınırak infraned spektrometre yöntemiyle analiz edilir. %1-2 oranında doğrulukla sonuç vermektedir. Ancak, bu yöntemle vücut suyu değerlendirmesi yapılması, uzman ölçüm becerileri ve pahalı laboratuar ekipmanları gerektirdiğinden, pratikte kullanılabilir değildir. İleri derece tıbbi tetkikler ve araştırmalarda kullanılır.

Kan Kaynaklı Veriler

hemoglobin-konsantrasyonu, hematokrit, plazma osmolarit ve sodyum konsantrasyonu, plazma testosteron, adrenalin, noradrenalin, kortizol ve atriyal-tiuetik gibi kan verilerinden vücut su kütlesi ve durumu hakkında anlamlı tıbbi veriler elde edilebilir.

İdrar Verileri

Hacim, renk, protein içeriği, özgül ağırlık ve ozmolarite gibi veriler de vücut su kütlesi ve durumu hakkında anlamlı tıbbi veriler verir.

Empedans Analizi (BIA ve BIS)

Öncelikle Empedans Analizi bir cihaz adı değil, temel bir yöntem adıdır. Bu yöntemi kullanan onlarca cihaz çeşidi bulunmakla birlikte günümüzde ciddi bir pazara sahip olan bu cihazlar ticari kaygılar nedeniyle hem üreticiler hemde kullananlar tarafından manipule edilmektedir.

Öncelikle empedans analizi bir iletkenin toplam hacmi, uzunluğundan (L) ve direncinden (R) bir tek frekanslı elektrik akımına göre (L2 / R) hesaplanabilir temelinde dayanmaktadır.

Bu ilke, vücut kompozisyonu değerlendirmesine uygulanmıştır. Temel varsayımlar, iletkenin silindir şeklinde olduğu ve akımın iletken boyunca eşit bir şekilde dağıldığı şeklindedir. Oldukça zayıf ancak inovatif olan bu yaklaşımda hücre duvarının iletkenlik yapısı ve vücutta bulunan suyun iletkenliğinden faydalanarak, toplam su  hacmi hesaplanır. Buradan yukarıda da belirttiğimiz gibi Yağsız Kütlenin (FFM-Fat Free Mass) %72-%73 oranında su bulundurduğu varsayımıdan hareketle vücut yağ oranı bir dizi formulasyon ve doğrulama katsayısı ile verilir.

Ancak empedans analizinde 3 farklı yöntem vardır.

Multi Frekans BIA (bio empedans analizi) : BIA’da düşük frekansın hücre duvarından geçemeceği kabul edilir, böylece düşük frekans değeriyle hücre dışı sıvı miktarı tahmin edilir.  yüksek frekansın ise hem hücre içi hemde hücre dışından geçebileceği varsayılarak toplam vücut sıvısı tahmin edilir. Bu iki değer arasındaki fark ise hücre içi sıvı değerini verir. Bu verilerdende faydalanarak vücut kompozisyonu değerlerini tahmin eder. Ancak dikkat edilmesi gereken nokta BIA cihazları anlık sonuç verir ve ölçtüğü toplam sıvı miktarının ideal vücut su kütleniz olduğunu kabul eder. Bunu sağlamak içinde ölçüm öncesi, 4 saat sıvı ve gıda alımını yasaklar, öncesinde spor aktivesini hatta ve hatta banyo yapmayı bile yasaklar, tüm amaç sizi ideal sıvı dengenize getirip, ölçtüğü toplam su miktarı değeri ile yağ oranınızı hesaplamaktır. Tüm bia cihazları ölçüm anında ödem bulunmasının sonuçları etkileyeceğini kabul eder. Bu amaçla kadınların özel günleri boyunca ölçüm yapılmasını yasaklar. bu tür BIA cihazları bugün tüm diyetisyen kliniklerinde rastlayabilirsiniz.

Single Frekans BIA: Sadece yüksek frekans vererek toplam su hacmine odaklanır. Genelde ev tipi tartılarda bu yöntem kullanılmaktadır.

BIS (bio empedans Spektroskopisi): Bu yöntem ise daha karmaşık formüllerle ve çok daha geniş aralıkta frekanslar göndererek hem hücre içi hemde hücre dışı sıvı miktarına odaklanır. Tıbbi kullanımlar için uygundur çünkü analiz anlık değil, belli bir süre içinde sürekli alınır. Hemodiyaliz ve diğer böbrek hastalığı hastaları da dahil olmak üzere çeşitli hasta gruplarının aşırı sıvı yükünün ve dehidrasyonun önlenmesi için sıvı dengesinin yönetiminde BIA spektroskopi yöntemi yaygın bir şekilde kullanılmaktadır. Aşağıdaki görselde tıbbi amaçla kullanılan bio empedans Spektroskopi cihazına bir örnek görebilirsiniz.

İşte dezenformasyon ve manipulasyon özellikle tamda burada başlamaktadır. multifrekans BIA ve BIS yönteminlerinin her ikiside multifrekans yöntemlerdir. Ancak amaç ve yöntemleri birbirinden farklı olmasına rağmen BIA üretici ve satıcıları BIS yönteminin özelliklerini de BIA cihazlarına eklemekten sakınca görmezler. Bunun sonucunda da BIA cihazlarıyla ödem tespiti yapabildiklerini, spor ve diyet süreçlerinde vücut su takibi yapabildiklerini iddaa ederler. Üretici bilgilerini kendileri için yeterli gören kullanıcılarda hasta ve danışanlarına bu yorumu yapmaktan çekinmezler, ancak multifrekans BIA cihazları için Toplam Vücut Su miktarı(TBW) pivot bir değerdir, bir başka ifadeyle mihenk taşıdır. Bu verinin ideal olduğu yani sizin o an vücudunuzun su dengesine sahip olduğu kabul edilir, buna göre vücut yağ ve kas oranları formalize edilip hesaplanır. Vücudunuzda ödem yada bir miktar fazla su varsa (mesane, mide vb…) su oranınız  yüksek ve yağ oranınız düşük çıkacaktır ki buda anlık bir veridir. Gerçek vücut su dengenizi de yansıtan bir değer olmayacaktır.  Bu nedenle Multifrekans BIA cihazlarından çıkan analiz raporlarlarında vücut su oranınız hakkında yorum yapılamaz ve takibi değerlendirelemez. Multifrekans BIA cihazı raporu ile vücudunuzdan bu kadar ödem atmışsınız gibi bir yorum yapan sağlık danışmanınız yada diyetisyeniniz varsa sizi mutlu etmek için verileri manupile ettiğinden emin olabilirsiniz. Çünkü vücudunuzda ödem varsa yada vücudunuz o an su dengesinde değilse Multifrekans BIA cihazı ölçümü yanlış sonuç vermiş demektir.

Aşağıdaki resimde bilinen bir marka Multi Frekans BIA cihazıyla düzenli olarak yapılan ölçüm sonuçlarını görebilirsiniz. Dikkatle incelediğinizde her tarihte vücut kilosu değişse bile “Yağ Dışı kg” değerinin %73’ü Sıvı Kg’ını vermektedir. Aynı şekilde “Yağ Dışı kg” değerinden -2,2 kg çıkarttığınızda kas kg’ını bulmaktasınız. Burada 2,2 kg yaş ve boy değerine göre hesaplanmış olan kemik ağırlığıdır. Biraz daha incelediğinizde yağ oranınızında kilonuzundan “Yağ Dışı kg” değerinizden çıkartılıp yine kilonuza oranlanmasıyla bulunduğunu göreceksiniz. Özetle BIA cihazının tek yaptığı vücudunuzdaki toplam su miktarını tahmin edip, bunun dengede bir değer olduğunu varsayıp, standart ve değişmeyen formüllerle vücut kompozisyon değerlerini hesaplamaktır. Bu durumda bu kadar kalabalık bir tablo yerine Kilo değişiminizle değerlendirildiğinde anlamlı olan “Yağ Oranı”, “Yağ Dışı kg” ve veriliyorsa iç yağlanma skorunu takip etmeniz yeterli olacaktır.

BIS yönteminde ise hasta sürekli ölçüm altında olduğundan (5 sn gibi kısa aralıklarla ölçüm yapan cihazlarda mevcuttur). Vücut su oranı hakkında anlamı bir tıbbi yorum yapılabilinir.

Bu nedenle sıklıkla kullanılan Multi Frekans BIA cihazlarıyla ölçüm yaptırıyorsanız;

  • Üretici, Danışmanınız yada diyetisyeninizin talimatlarına harfiyen uyun.
  • Size verilen talimatların dışında vücut su dengenizi bozabilecek, her türlü şeyden kaçının. (Terleme, Uzun süre yatar pozisyonda bulunma, Banyo yapmak gibi). Doğru ölçüm sonucu almak için vücudunuzun su dengesi stabil olmalıdır.
  • Vücudunuzda ödem olduğunu düşünüyorsanız ölçümü erteleyin.
  • Münkün olduğunca uzun aralıklarla, aynı fiziksel tempo ve diyet programındayken ölçüm yaptırın. Yeni bir diyet yada spor programına başladıktan 1 hafta sonra ilk ölçümünüzü yaptırın.
  • Tüm bunları sağladıktan verilen vücut su değerinin ideal denge değeriniz olduğunu yağ ve kas oranlarınızın toplam vücut ağırlığınız göz önünde bulundurularak bu değere göre hesaplandığını unutmayın.
  • Sağlıklı hissediyor ve tıbbi bir rahatsızlığınız yoksa vücudunuz su dengenizi çeşitli sistemlerinizin ortak çalışmasıyla sağlayacaktır. Rapor sonuçlarına göre kesinlikle diyetinizde su dengenizi sağlamak için değişiklik yapmayın. Genelde ödem şikayetleri düzenli spor ve sağlıklı beslenme ile ortadan kalkar. Ancak uzun süreli ve tekrarlayan ödem şikayetiniz varsa mutlaka bir doktora görünün.

 

Bu makalemizde literaturde bulunan vücut toplam su kütlesi ölçümü yöntem ve cihazları hakkında bilgi vermeye çalıştık. Bu konuda ki ikinci makalemizde daha pratik yöntemler hakkında bilgi vereceğiz.